Korumalı: Bebek Katili Aponun Yakalanmasıyla İlgili Gizli Mossad Bilgileri

Temmuz 5, 2008

Yazı parola korumalı. Yazıyı görmek için parolanızı girin:


Dünya bizi konuşuyor

Haziran 23, 2008

 

 

A millifutbol takımımızın son saniyelerde attığı golle maçı uzatmaya götürerek Hırvatistan’ı penaltılar sonucunda kupanın dışında bırakması, tüm dünya basınında büyük yankı buldu.
Ay yıldızlıların 3. kez geriden gelip bir maçı kazanması büyük hayranlık ve saygı uyandırırken, Fransız gazetesi L’Equipe’in “Türkiye hiçbir zaman vazgeçmez” ifadesi bu müthiş başarının özeti gibiydi.
Türkler yenilgi
sözcüğünü bilmiyor
The Times gazetesi milli takımın toplam 414 dakika maç yaptığını bu sürecin sadece toplam 9 dakikasını galip durumda geçirdiğini, Türkler’in tek kebul etmediği sözcüğün mağlubiyet olduğunu yazdı.
İngiltere basını Türk milli takımını göklere çıkarırken, TheDaily Telegrnaph, “Türkler yenilgi bilmiyor” dedi. Telegraph’ın yorumunda, Tuncay’ın orta sahada hayatının maçını oynadığı, Hamit Altıntop’un da bumaçta ülkesine büyük hizmet verdiğini yazdı.

The Guardian: “Geri dönüşlerin kralı olan Türkiye, bu kez tam bir son dakika çalımı attı” diye yazdı.

The Times: “Türk Milli Takımı oyuncuları ’yenilgi’kelimenin anlamını bilmiyor.Türk milli Takımı toplam 414 dakika maç yaptı, bu sürenin sadece 9 dakikasını galip durumda geçirdi. Biri Fatih Terim’in takımının ilerleyişini birşekilde izaha kalksa, mantıken yenilgiye uğrar” ifadesini kullandı. 

The Independeth: “Türk milli takımının 120 dakika durup, 180 saniye Avrupa Kupası 2008’de görülmüş en  inanılmaz futbolu sergiledi.”

Daily Mail: “Türkiye’nin macerası Basel’de Almanya karşısında sona erer. Çünkü cesaret adına sahip olduklarına, gerçek yetenek adına sahip değiller. Onlar son sekiz takım içinde en kötü olanı ve bir kez daha bu kadar şanslı olmaları düşünülemez.”

The Sun: “Türkler dalgasını geçiyor. Nasıl olupda bunu hep başarıyorlar? Bu macera gerçekten de Almanya karşısında yarı finalde sona ermeli. Şimdi hepimiz biliyoruz ki, Türkiye söz konusuysa maç gerçekten bitene dek, hiçbir şey bitmiş sayılamaz”
L’Equipe: “Türkiye, Ne Çılgınlık. Türkiye hiçbir zaman vazgeçmez”

Le Parisien: “Heyecan uyandıran Türkler. Türk takımı gerilimli bir maç sonucunda galip gelmesini bildi”

Le Figaro: “Türk mucizesi devam ediyor. Çılgın bir maçtan sonra Türkiye yarı finale kaldı”

Liberation: “Türkler uçuyor”

Avusturya Devlet Televizyonu (ORF): “Türk mucizesi Cenevre’den sonra Viyana’da gerçekleşti. Cenevre’deki mucizeden beş gün sonra Türkler bu kez de Viyana’da ikinci bir mucizeye imza attı, kaybettikleri bir maçın kaderini uzatmalarda ve penaltı atışlarıyla değiştirmeyi başararak yarı finale yükseldiler”

Kölner Express: “Türklerin ne yapacağı hiç belli olmuyor”
Bild: “Penaltı dramı – Biz bu Türkleri yeneriz. Klasnic, Hırvatları öne geçirdi. Her şey bitti mi? Bu hacıyatmaz Türkler’de bitmez.”

(A.A)
İspanyollar İtalya’dan çekinmiyor
Boğalar yarı finalde İtalya’yı dize getirip finalde Türkiye ile eşleşmek istiyor.
İspanyollar finale göz dikti. Bugün İtalya ile çeyrek finalde karşılaşacak olan İspanya Milli Takımı golcü oyuncusu David Villa’ya güveniyor. Teknik direktör Aragones, milli takımı bir Avrupa şampıyonluğu ile noktalamak istediğini söyledi. Boğaların golcü oyuncusu Villa ise bütün Avrupa kulüplerinin gözdesi. Chelsea ve Manchester United bu oyuncuyu alabilmek için şimdiden Valencia’nın kapısını çaldığı belirtiliyor. Kurt hoca Aragones, İtalya takımının uyuyan bir deve benzettiğini, kendileri için çok tehlikeli bir rakip olduğunu ancak bu turu geçeceklerine inandıklarını söyledi.
Sevinç doruk
noktasına vardı
Milli Takım’ın yarı finale yükselmesi, yine bizi sevince boğdu. Türkiye, yine sabahı sabah etti. Yarı finale yükselen takımımızın sevinci büyük bir coşku içinde kutlandı. Sabahın erken saatlerine kadar bütün Türkiye gibi Avrupa ve dünyada yaşayan Türkler ayaktaydı. Havai fişekler atıldı, havuza girildi, davul zurna eşliğinde horon çekildi ve bu muhteşem galibiyetle bir kez daha Türk’ün gücü dünyaya gösterilmiş oldu. 
Şampiyonluk primi 1.5 milyon euro
Milli Takım’ın Hırvatistan karşısında aldığı sonuç Türkiye’de büyük sevince neden olurken, Futbol Federasyonu’nu da harekete geçirdi. Buna göre federasyonun, Milli Takım’ın şampiyon olması durumunda adam başı 1.5 milyon euro prim dağıtma kararı aldığı öğrenildi. Başkan Hasan Doğan, Cenevre’de, yönetim kurulu üyeleri, milli takım teknik direktörü Fatih Terim ve kaptanlarla bir toplantı yaptığı ve prim konusunda anlaşma sağladığı ifade edildi. Futbol Federasyonu ayrıca, Ay Yıldızlı takımın Almanya’yı eleyip finale çıkması halinde 1’er milyon euro prim vermeyi de uygun buldu.

 

 
21/06/2008  22:53
1256 defa okundu

Yediğimiz kazıklar İngiliz malı

Haziran 23, 2008
Yediğimiz kazıklar İngiliz malı

 

 

KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ı uyaran Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkleri’nin her geçen gün Rum boyunduruğu altına sokulmaya çalışıldığına dikkat çekerek, İngiltere’ye çattı: Yediğimiz tüm kazıklar İngiltere’den geldi!
İngilizler, Kıbrıs Türkleri’ni yok edecek belgelere imza atarken…
Talat teslimiyet yolunda
Rauf Denktaş, Kıbrıs Türkleri’nin her geçen gün Rum boyunduruğu altına sokulmaya çalışıldığını belirterek İngiltere’ye çattı, Talat’ı uyardı
KKTC’nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararında, varılacak bir anlaşmanın, “Kıbrıs’ın gerçeklerine dayanan…” biçiminde ifade edilmesinden, “iki eşit egemen halkın varolduğu” sonucunu çıkardıklarını söyledi. Rauf Denktaş, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’a, “bunu aynı biçimde anlayıp anlamadığını” sordu. Milli Varoluş Konseyi’nin Lefkoşa Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlediği konferansta konuşan Denktaş, “Türkiye, iki eşit devlet ve bunların ortaklığını istiyor. Talat bunu böyle mi okuyor, yoksa sayın Türkiye Başbakanı ona ’Dostun Hristofyas ile bir anlaşma yap, arkandayız’şeklinde Mr. No olduk ama kaybettirmedik.

Kıbrıs’taki durumu Annan Planı “öncesi” ve “sonrası” olarak ikiye ayıran Denktaş, kendisine müzakere süreci boyunca uzlaşmaz kişileri tabir etmekte kullanılan “Mr. No” sıfatının yakıştırıldığını hatırlattı ve bu yakıştırma karşısında halkına hiçbir şey kaybettirmediğini söyledi. Denktaş, İngilizler’in, çıkarlarını iki devletli bir ortaklıkta da koruyabileceklerini söyledi ve “Senin üslerde çıkarın var diye beni yok sayamazsın” diye konuştu. Kıbrıs Türkleri’nin kendi kaderlerini tayin haklarını, ortaklığını ve egemenliğini yokedecek belgelerin altına İngiltere’nin mührünü rahatça vurduğunu kaydetti. Talat’a da samimiyetle sesleniyoruz. Teslimiyet yolundadır. Hiçbir şekilde hakkımızı koruyamaz. Bu badireden çıkması lazımdır” dedi. (AA)
Yediğimiz kazıklar İngiltere’den
İngiltere’nin Kıbrıs Rum yönetimi ile imzaladığı memoranduma da değinen Denktaş, memorandumda Kıbrıslı Türkler’in eşitliğinden sözedilmediğini, fakat BM Güvenlik Konseyi kararlarına atıfta bulunulduğunu belirterek, “Sen bizi garantilerken BM Güvenlik Konseyi kararı mı vardı” diyerek memorandumun, “kalleşlik ve Kıbrıs Türkünü gözden çıkaran ifadelerle dolu olduğunu” bildirdi. Denktaş, konuşmasında, “Zaten bütün yediğimiz kazıklar İngiltere’den değil mi?” dedi. Denktaş, fikirler dizisinde, “Anlaşmadan sonra AB’ye girilecek” denmesine karşın, Türkiye’nin AB’ye üye olmadan Kıbrıs’ın tek taraflı olarak AB’ye üye yapıldığını hatırlattı.

 

 
21/06/2008  22:49
704 defa okundu

İPOTEKBANK

Haziran 23, 2008
İPOTEKBANK

 

 

Vatandaş borcunu ödeyemedi. İpotek kozunu oynayan
bankalar ev, arsa, taşıt zengini oldu!
VatandaŞIn bankalara olan borcu 110 milyar YTL’ye çıktı. Bankalar para tahsil edemeyince ipotekleri devreye soktu. Geri dönmeyen kredilere karşılık haciz yoluyla el konan gayrimenkuller nedeniyle bankalar şimdi adeta birer “emlakçı”ya dönmüş durumda…
2001 krizini hatırlatıyor!
Durumu raporla tespit eden Ankara Ticaret Odası (ATO), sadece İş Bankası’nın satışa sunduğu gayrimenkullerin bedelinin 232 milyon YTL’ye aştığını belirledi. Bazı bankalar ’emlak servisi kurdu’ 2001 krizi öncesinde de bankaların gayrimenkul zengini olmuştu.

Bankalar emlakçı oldu
Vatandaşın bankalara olan borcu 110 milyar YTL’ye çıktı. ATO, geri dönmeyen kredilere karşılık haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle bankaların “emlakçı”ya döndüğünü belirledi
AKP döneminde boğazına kadar borç batağına gömülen vatandaşın borcu 110 milyar YTL’yi geçti.Tüketici borcunu ödeyemeyindece, bankalar ipotek altına aldıkları malları haciz yoluyla vatandaştan almaya başladı. ATO tarafından yapılan araştırmaya göre, sadece İş Bankası’nın satışa sunduğu gayrimenkullerin bedeli 232 milyon YTL’ye aşarken, Vakıfbank’ın satıştaki gayrimenkullerinin bedeli 160 milyon YTL’yi bulduğu açıklandı. ATO Başkanı  Sinan Aygün, “Türkiye’nin yaşadığı ekonomik sıkıntı nedeniyle vatandaş, çiftçi, sanayici ve tüccar kredi borçlarını ödeyemeyince binlerce ipotekli konut, arsa, tarla, fabrika, dükkan ve taşıt bankaların eline geçti. Bankaların satışa sunduğu gayrimenkullerin listesi gün geçtikçe kabarıyor” dedi.

Emlak servisi açıldı

“Emlakbank hortladı. Bankalar hacizbank oldu” değerlendirmesinde bulunan  Aygün, “İş ve ekmek üreten fabrikaların bile haciz yoluyla bankaların eline geçmesi bugünkü ekonomik tabloyu özetliyor. Haciz yoluyla el koydukları gayrimenkuller nedeniyle bankalar gayrimenkul satışı için ” emlak servisi “ bile oluşturdu” diye konuştu.

 

 
22/06/2008  00:20
2319 defa okundu

(BU HABER YENİÇAĞ GAZETESİNDEN ALINMIŞTIR)BİROL ASLAN ,TAŞKÖPRÜ,KASTAMONU PİRAHMETLİ KÖYÜ

CIA’dan Ahmedinecad’a suikast teşebbüsü

Haziran 23, 2008

 

 

Suikasttan son anda kurtuldu
Mart ayında Irak’ı ziyaret eden İran Cumhurbaşkanı, “Kerbela ve Necef gezilerindeki son dakika değişiklikleriyle ölümden kurtulduğunu” söyledi
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, geçtiğimiz Mart ayında Irak’ın başkenti Bağdat’a yaptığı ziyaret sırasında düşmanların kendisini öldürmeye çalıştığını ancak geziyle ilgili yapılan son dakika değişikliği sayesinde bunun gerçekleşmediğini söyledi. Amerika Birleşik Devletleri’nin askeri ve siyasi politikalarını eleştirerek, bölgedeki emperyalist açılımlarına karşı çıkan ve Amerikan gizli servisi CIA’nın hedefindeki isimlerden olan Ahmedinecad’ın Irak ziyareti sırasında Kerbela ve Necef gezileri son anda iptal edilmişti. Ülkesinin nükleer programı ile ilgili değerlendirmelerde de bulunan İran Cumhurbaşkanı, Batı’nın nükleer enerji konusundaki yeni oyununun hüsranla sonuçlanacağını söyledi.
Moskova’dan İran’a destek
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinecad, nükleer konunun kendileri için kapanmış bir konu olduğunu da belirtti. İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki ise Güvenlik Konseyi’nin 5 daimi üyesiyle Almanya’nın önerilerini içeren paketi müzakere etmeye hazır olduklarını açıklamıştı. Muttaki, ayrıca öneri sahiplerinin de, kendi yaklaşımlarını ciddi olarak değerlendirmesi gerektiğini belirtmişti. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise, İran’ın nükleer silah geliştirdiğine dair delil olmadığını belirterek, Tahran’a karşı güç kullanılmaması uyarısında bulundu. Lavrov, “Eylemlerin uluslararası hukuka uygun olmasını ümit ediyoruz. Uluslararası hukuk da İran ve her ülkenin toprak bütünlüğünü açık şekilde korumakta” dedi.

 

 
21/06/2008  01:06
3988 defa okundu

Irak / Sadr, Kerkük İçin Ankara’ya Heyet Gönderdi

Haziran 23, 2008
Anasayfa /
Sadr, Kerkük İçin Ankara’ya Heyet Gönderdi
23 Haziran 2008, Pazartesi | Bu haber 23 defa okunmuştur.
Irak’ta Kerkük Konusundaki Tartışmalar Tüm Hızıyla Sürerken, Radikal Şii Otorite Mukteda El-sadr, Bu Kente İlişkin Sorunların Çözümüne Destek İçin Ankara’ya Bir Heyet Gönderdi.

Irak’ta Kerkük Konusundaki Tartışmalar Tüm Hızıyla Sürerken, Radikal Şii Otorite Mukteda El-sadr, Bu Kente İlişkin Sorunların Çözümüne Destek İçin Ankara’ya Bir Heyet Gönderdi.
Irak’ta Kerkük Konusundaki Tartışmalar Tüm Hızıyla Sürerken, Radikal Şii Otorite Mukteda El-sadr, Bu Kente İlişkin Sorunların Çözümüne Destek İçin Ankara’ya Bir Heyet Gönderdi.
Sadr Hareketi üyelerinden Hazım el-Hareci’nin verdiği bilgiye göre, Şii liderin Kerkük konusunda Türkiye’nin desteğini almak için gönderdiği heyete parti sözcüsü ve Necef İl Başkanı Salih el-Abadi’nin başkanlık ettiği belirtildi.

Irak’ta ABD karşıtı olarak bilinen ve bu konuda Şii isyanın baş aktörü olarak öne çıkan el-Sadr’ın, Türkiye’ye el-Abadi ile birlikte siyasi kanadından 5 milletvekilini Türkiye’ye gönderdiği öğrenildi.
Türkmeneli Partisi Genel Başkanı Rıyaz Sarıkahya ise konu ile ilgili İHA muhabirine verdiği bilgide, Sadr tarafından Ankara’ya gönderilen grubun, Kerkük konusundaki sorunların yanı sıra, iki ülke arasındaki ilişkinin devamı niteliğinde olduğunu doğruladı.
Söz konusu heyetin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ı da ziyaret etmesi bekleniyor.
Bu arada 2 hafta önce güney illerden Kufe’de verdiği Cuma hutbesinde kurtuluşa ya da ölüme dek direnişe devam edeceklerini ilan eden sertlik yanlısı Şii lider, bundan sonraki direnişin, kültürel bir kuruma dönüştürüleceği öne sürülen Mehdi Ordusu’nun yerine kuracağı özel bir grup tarafından sağlanacağını ifade etmişti.
Öte yandan Türkiye, Bağdat-Ankara hattındaki ikili ilişkilerin geliştirilmesi için Büyükelçi Murat Özçelik’i görevlendirmiş, Kerkük sorunun çözümü için siyasi çevreleri harekete geçirmişti. Irak Parlamentosu’ndaki Kürt İttifakı’ndan bazı üyeler, Irak’ın iç işlerine karıştığını öne sürdükleri Özçelik’in temaslarından rahatsızlık duymuştu.

(İHA)

Cidde’deki petrol zirvesinden fakir ülkelere yardım çağrısı çıktı

Haziran 23, 2008
 
23 Haziran 2008, Pazartesi | Bu haber 556 defa okunmuştur.
Dünyanın petrol devleri ile hükümetlerin enerji bakanları, akaryakıt fiyatlarındaki tırmanışa çözüm bulmak için dün Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde’de bir araya geldi.

Dünyanın petrol devleri ile hükümetlerin enerji bakanları, akaryakıt fiyatlarındaki tırmanışa çözüm bulmak için dün Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde’de bir araya geldi.
Dünyanın petrol devleri ile hükümetlerin enerji bakanları, akaryakıt fiyatlarındaki tırmanışa çözüm bulmak için dün Suudi Arabistan’ın başkenti Cidde’de bir araya geldi. 36 ülkenin katıldığı toplantının başında fiyat indiriminden çok temenniler dile getirildi. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan, artan akaryakıt fiyatlarına karşı fakir ülkelerin desteklenmesi çağrısında bulundu.

Kral Abdullah, Petrol İhracatçısı Ülkeler Birliği’nin 1 milyar dolarlık fon oluşturmasını teklif ederken, kendilerinin de enerji fiyatlarıyla başa çıkabilmeleri için fakir ülkelere 500 milyon dolar kredi açacaklarını vurguladı. Uluslararası Enerji Konferansı’nın sonuç bildirisinde ise petrol üretiminin artırılması için yatırım kararı alındı. Fiyatlardaki tırmanıştan spekülatörler sorumlu tutulurken, mali piyasaların daha şeffaf hale getirilmesi istendi. Konferansta spekülatörlerin olmadığına dikkat çeken Enerji Bakanı Hilmi Güler de ilk fırsatta bu ikili aktörlerin de katılacağı bir toplantı önerdi.

Fakir ülkeler için ayrıca uluslararası enerji inisiyatifi kurulmasını öneren Kral Abdullah, Dünya Bankası’ndan bu teklifi tartışmak üzere bir toplantı tertip etmesini istedi. Kral ayrıca Cidde’de alınacak kararları ve küresel petrol piyasasını takip etmek üzere bir komisyon kurulmasını da teklif etti. Kendilerinin yüksek petrol fiyatlarına karşı üretimi artırmak istediklerini vurgulayan Kral Abdullah, ancak OPEC’e üye diğer ülkelerin fiyatların sorumlusu olarak spekülatörleri ve yüksek vergileri gördüğüne dikkat çekti.

İngiltere Başbakanı Gordon Brown ise dünyanın önde gelen petrol üreticileri ve tüketicilerinin varili 140 dolara yaklaşan rekor fiyatlarının ‘çok yüksek’ olduğu konusunda şu anda hemfikir olduklarını kaydetti. Suudi Arabistan Petrol Bakanı Ali el-Naimi de talep olması halinde Suudi Arabistan’ın bu yılın kalan bölümünde günlük 9,7 milyon varilden fazla petrol pompalamaya hazır olduğunu bildirdi. El-Naimi’nin verdiği bilgiye göre Suudi Arabistan, günlük petrol üretimini gelecek yıldan itibaren yüzde 25 artırarak 12,5 milyon varile çıkarmayı planlıyor. Konferans, nihai bildirinin kabul edilmesiyle sona erdi. Katılımcı ülkeler, sonuç bildirisinde üretimin derhal artırılması konusunda açık bir isteklilik göstermezken, petrol piyasasının istikrarlı hale getirilmesi için mali piyasaların daha şeffaf ve daha iyi bir düzenleme içinde olması gerekliliğine vurgu yaptı. Petrol üretimi ve rafine edilme kapasitesinin yükseltilmesi için yatırımların artırılmasının gerekli olduğuna işaret edilen bildiride, “Dünya petrol piyasasının istikrarı için üretim zincirinde ek kapasite oluşturulması önemlidir.” denildi. İngiltere Başbakanı Brown’ın, yıl sonunda Londra’da yeni bir enerji toplantısı düzenlenmesi önerisi de not edildi.

Toplantıda Türkiye’yi temsil eden Enerji Bakanı Hilmi Güler, ‘fiyatlardaki artışın, hem üreten hem tüketen ülkeleri yakından ilgilendirdiğini’ belirterek, “Aynı zamanda doğalgazı da etkiliyor. Bütün ülkelerin bütçeleri etkilendi. 140 doları gören fiyatın yüzde 40′ı normal olmayan maliyet unsurları. Bu durum, kazananı olmayan bir ilişki.” diye konuştu.

Zirvede üreten ve tüketen ülkelerin, şirketlerin olduğuna, ancak asıl artışa sebep olan spekülatörlerin bulunmadığına işaret eden Güler, “İlk fırsatta bu ikili aktörlerin de katılacağı bir toplantı yapılmasını, hiç değilse gelecek toplantıda onlarla da görüşülmesini önerdim.” dedi. Herkesin rahatsız olduğunu ve tedbir alınması konusunda uzlaştığını vurgulayan Güler, şunları kaydetti: “Tedbirler içinde, yeni rafinerilerin, yeni yatırımların yapılması var. Tabii bunlar yapılınca, parasını çıkartmak için, fiyatların bir miktar daha yüksekliğini devam ettirmesi gerekebilir. Fiyatların kısa bir zamanda düşeceği gözükmüyor. Fiyatlar geçen yılkinin iki katı arttı. İnanılmaz bir artış. Buna tedbir geliştirmek bizim görevimiz.”

Zaman

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DEPREMDEN SONRA SEL

Haziran 16, 2008

Depremden sonra SEL


16 Haziran 2008 Pazartesi

Depremden sonra  SEL

7.8’lik depremle yıkılan Çin, 50 yılın en şiddetli sel felaketinde de 74 kayıp verdi

> PEKİN İHA
Çin’in güney ve doğusunda etkili olan sağanak yağışın sebep olduğu sel ve toprak kaymalarında 74 kişi hayatını kaybetti. Luliang şehrindeki bir tuğla fabrikasının heyelan nedeniyle toprak altında kalmasından sonra 19 işçi hayatını kaybetmiş, 1 işçi kurtarılmıştı. Sel felaketi sebebiyle 1.2 milyon kişi güvenli bölgelere tahliye edilirken, 10 binden fazla evin toprak kayması sebebiyle oturulamaz hale geldiği ya da yıkıldığı ifade edildi. Birçok bölgede ise yolların kapanması sonucu trafiğin aksadığı kaydedildi. Çin Meteoroloji İdaresi, olumsuz hava şartlarının 10 gün daha devam edeceğini belirtirken, bazı bölgelerin fırtına ve şiddetli rüzgarın etkisi altında kalacağı tahmininde bulundu. Guangdong eyalet yetkilileri, son 50 yılın en büyük sel felaketinin yaşandığını bildirdi. Yetkililer, aşırı yağışlar sebebiyle 421 bin hektar tarım alanının sular altında kaldığını belirtti.

GABAR DAĞI KUŞATILDI

Haziran 16, 2008

Gabar Dağı kuşatıldı


16 Haziran 2008 Pazartesi

Gabar Dağı kuşatıldı

Skorsky tipi helikopterlerle sürdürülen operasyonlara çok sayıda asker katılıyor

> Cafer Balık ŞIRNAK İHA
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Şırnak’taki Gabar Dağı bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarına yönelik operasyonları aralıksız sürüyor. Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümeni ve Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugayı’ndan kalkan helikopterlerle Gabar Dağı bölgesine özel harekat timleri indirildi. Bu arada Bestler-Dereler bölgesinde sürdürülen operasyonun kapsamı da giderek genişliyor. Geçici köy korucularının da katıldığı operasyonlara, Skorsky tipi helikopterler havadan destek sağlıyor. Öte yandan Operasyon bölgelerine çok sayıda asker ve tank sevkiyatı da yapıldı. Mardin’in Nusaybin ilçesine tren ile getirilen tanklar, daha sonra TIR’lara bindirilip karayolu ile Cizre Tank Taburu’na getirildi. Tankları taşıyan araçların geçişi sırasında yol boyunca geniş güvenlik tedbirleri alındı

Endonezya’da 21 çocuk açlıktan öldü

Haziran 16, 2008

2008-06-12 11:29:31

Endonezya’nın doğusunda yetersiz beslenmeden son aylarda 21 çocuk öldü.

Doğu Nusa Tenggara eyaleti sağlık dairesi müdürü Stephanus Bria Seran, yetersiz beslenme yüzünden 116 çocuğun da hastane ve kliniklere kaldırıldığını belirtti.

Çok acil olarak besin değeri yüksek gıda ve ilaca ihtiyaçları bulunduğunu söyleyen Seran, “Zamana karşı yarışıyoruz. (Çocukların) Ölmemeleri için 30 gün içinde besin değeri yüksek gıdaya ihtiyacımız var” dedi.

Endonezya’da seller ve kuraklık gıda kıtlığına yol açtı.

(aa)